hakkımda

KÜNYE İLETİŞİM

HAKKIMDA MERAK ETTİKLERİNİZ... Uzak doğunun ilk mistik bilgisine ilgim 1988'de gezmeye gittiğim Endonezya'da Bali T...

20 Haziran 2012 Çarşamba

RUHUN YOLCULUĞU JAIVA DHARMA 16/379


"Jaiva Dharma " isimli kozmoloji kitabı  ruhun kimliğini ve yolculuğunu anlatan ender eserlerden biri. "Jaiva" sansktritçe ruh anlamına gelir. Orjinalinden bize anlaşılır hale getiren büyük üstad Srila Bhaktivinoda Thakura'a sonsuz minnetlerimi sunuyorum. Kısa bir bölümü sizin için çevirdim.  


Tatatsha durumdaki Ruhun Pozisyonu

Jaiva-Dharma Kitabından: Bölüm 16: sayfa 379

Aşağıda okuyacağınız yazıda: vedik bilgiye göre ruhun niye dünyaya geldiğini öğrenci-öğretmen diyaloğunda anlatmaktadır. 

- Ruhun başlangıcında niye bazı ruhlar maddi dünyaya giderken, diğerleri ruhsal dünyaya giderler?
-Rab  merhamet doluyken niye yanılgılara kolayca kapılan ruhu bu kadar zayıf yarattı?
- Niye ruhlar Allah’ın istekleri uğruna acı çekmek zorundalar?


Not: Yazıda geçen yabancı kelimeler: “Sri Krişna”=Rab=Allah=Bhagavan, Jiva=ruh, 
Maya= Yanılgı;  olarak algılanmalıdır.


Sayılamayacak kadar çok jiva-ruh, Goloka Vrindava’daki ebedi yaşama sahip bir çok ruhsal varlıkla bir arada yaşayan Vrindavana-Vihara Sri Krişna’ya hizmet etmek için,   Sri Baladeva Prabhu’dan belirdi. Diğerleri de ruhsal gökyüzündeki Vaikuntha’nın hakimi Sri Narayana’ya hizmet için belirdiler. Sürekli Rab’ba hizmetlerinde meşgul olarak, her zaman doğalarını koruyarak ebedi eğlencelerinin (rasa) zevkine vardılar. Bhagavan’a (Allah) her zaman özenli kalarak memnun etmeye çabaladılar. Çit-şaktiye eriştikleri için her zaman güçlüydüler. Onların maddi enerjilerle hiçbir ilgisi olmaz. Hatta onlar yanıltan enerji-mayanın olup olmadığının farkında bile değildirler. Onlar ruhsal dünyada bulundukları için maya onlardan çok uzaktadır ve onları etkilemez. Her zaman Rab’be olan hizmetlerinden dolayı tam bir mutluluk içindedirler, onlar ebedi olarak özgürdürler; maddi mutluluk veya stresten de özgürleşmişlerdir. Onların yaşamında sadece sevgi vardır, ıstırap, ölüm, korku bulunmaz.
Ayrıca Karanodakasayi Okyanusu’ndaki Maha-Vişnu’nun maya-şaktisiyle bir bakışından fışkıran hadsiz hesapsız sayıdaki, atomik, şuurlu ruhlar da vardır. Bu ruhlar mayanın yakınında belirdikleri için, mayayı çok güzel bir şey gibi algılarlar. Onlar jivanın (ruh) tüm niteliklerine sahip oldukları halde marjinal doğalarından ve bir zerrecik olduklarından dolayı, bazen madde dünyaya bazen de ruhsal dünyaya bakarlar. Marjinal durumdaki ruh, oldukça zayıftır; ruhsal güce sahip olmadığı için hizmet ederek -sevä-vastu- kazanılan merhamete nail olamaz. Mayanın tadına varmak isteyen bu sayısız ruhlardan bazıları, nitya-baddha pozisyonunda maddesel aleme sürüklenir. 
Diğer taraftan cidanuçélanam uygulayan ruhlar O’nun merhametiyle ruhsal şakti cid-bala- elde ederler ve ruhsal dünyaya dalarlar.“Bäbä! Sri Kirşna’ya hizmetimizi unutmamız ve mayanın zincirlerine vurulmamız bizim en büyük talihsizliğimiz. Sadece meşru pozisyonumuzu unuttuğumuz için mi acınası bu durumdayız?”

(Vrajanätha: bir öğrenci, Bäbäji: oldukça bilge bir öğretmen)

Vrajanätha: Bu marjinal pozisyonun madde dünya ile ruhsal dünya arasındaki sınır bölgesinde (tatasthä-svabhäva) olduğunu anladım. Niye bazı ruhlar maddi dünyaya giderken, diğerleri ruhsal dünyaya giderler?

Bäbäji: Krişna’nın bütün özellikleri her ruhta az bir miktarda vardır. Krişna, alabildiğine bağımsızdır, böylece ebedi bağımsızlık isteği de her ruhta vardır. Ruhlar bağımsız olma isteklerini doğru kullandıkları zaman Krişna’ya hala dönüktürler. Ama yanlış kullandıkları zaman O’na ilgisiz (vimukha)  kalırlar. Kalplerinde artan yanılgı-mayadan zevk alma istekleri yüzünden O’na aldırış etmemeye başlarlar. 
Mayadan zevk alma istekleri yüzünden oluşan yanlış egoyla materyal duyulara çekilmeye başlarlar. Böylece saf ve atomik doğaya sahip olan ruh, 5 tip cahillik haline düşer :

1.tamah ( özgür ruhun hakkında hiçbirşey bilmemek)
2.moha ( bedensel yaşama özgü yanılgıya kapılmak)
3.mahä-moha ( materyal zevklere dalmak, materyal çılgınlıklar…)
4.tamisra ( korku veya düşmanlık yüzünden doğamızı unutmak)
5.andha-tämisra ( bedensel ölümü nihayi son olarak düşünmek)Bizim kurtuluşumuz sadece bu küçük özgürlüğümüzü doğru kullanıp kullanmadığımıza bağlıdır. 

Vrajanätha: Krişna merhamet (karunamaya)  doludur, peki o zaman Krişna niye mayaya kolayca kapılan ruhu bu kadar zayıf yarattı?

Bäbäji: Evet doğru; Krişna (Allah’ın başka bir ismi), karunamayadır; rahmetle, merhametle dolup taşar, ama aynı zamanda O lilamayadır; günlük görevlerini eğlencelerini ilgilerini ortaya koymaya da şevklidir. Bir sürü değişik durumda günlük aktiviteler arzular; Sri Krişna, jivaları bütün durumları yani; marjinal pozisyondan en yüksek hal olan mahabhava durumunu deneyimleyebilecek kadar elverişli halde yaratmıştır. Jivaların gelişmesini pratikte kolaylaştırır ve Krişna’ya olan mükemmel hizmetlerinde sebatkar kılar. O aynı zamanda daha düşük seviyedeki maddesel bir yaratım da oluşturmuştur. En hareketsiz maddeden başlayarak ahankaraya  kadar yaratımını gerçekleştirir.  (ahankara: paramanandaya ulaşmış sonsuz engellerle dolu: yanlış ego sahibi, Ben bilirim, ben şuyum ben buyum diyenler…)
Mayanın içine yuvarlanmış ve olmaları gereken yerin aksine, düşmüş olan ruhlar, Krişna’ya karşı umursamaz olurlar ve kişiselleşmiş bir zevk alma haline dalarlar. Yine de Krişna bir merhamet havzası gibidir. Ruh ne kadar çok düşerse düşsün O, yüksek ruhsal mükemmeliğe ulaşmak için o kadar çok fırsat yaratır. O ruhsal platformdaki ebedi dostlarıyla belirerek bunu yapar. Merhamet dolu bu avantajlı durumu kullanabilen jivalar samimi bir çabayla ruhsal dünyaya erişebilirler ve Sri Krişna’nın ebedi dostlarıyla eşit haklara sahip olurlar.

Vrajanätha: Niye ruhlar (jiva) Bhagavan’ın (Allah’ın başka bir ismi)  istekleri ve günlük aktiviteleri uğruna acı çekmek zorundalar?

Bäbäji: Jivaların bazı bağımsızlıkları vardır. Bu aslında Bahagavan’ın onlara tanıdığı özel bir merhamettir. (Sayfa 380) Düşük seviyeli kaba maddeden olanlar ise son derece önemsizdirler, çünkü onların bağımsız olma istekleri yoktur. Jiva bağımsızlık isteğinden dolayı maddi gezegenlerde hükümdarlık hakkına sahip olmuştur. Sefalet ve mutluluk, zihnin sahip olduğu hallerdir. Bizim için sefalet hissi veren bir şey, biri için bir mutluluk sayılabilir. Bütün maddi duyu zevkleri sonuçta yokluk getirir, materyalist bir kişinin elde edeceği tek şey sadece sefalet ve acıdır. Acılar yoğunlaşmaya, artmaya başladığında mutluluk arayışı yükselir. Bu istekten dolayı yargı başlar, yargılar yükseldiğinde sorgulama ihtiyacı doğar. Bunun sonucu olarak kişi inancını  geliştirecek; sat-sanga yapar.
(sat-sang: azizlerle bir arada bulunma-kutsal konularda deneyimli ruhsallıkları yüksek kişilerle aynı sohpet ortamında bulunmak)
İnanç (sraddha)  doğduğu zaman, jiva yüksek bir platforma yükselir, buna bhakti yolu  denir. Altın ısıtılarak ve dövülerek saflaştırılır. Dünyasal konulara dalan jiva, saflığını kaybeder ve Krişna’ya yüz çevirir. Bu yüzden saflaşması için maddi dünyanın acılarıyla dövülür. Bu uygulamayla Krişna’ya aldırış etmeyen yüz çevirmiş jiva, en sonunda mutluluğa ulaşır. Acı çekmek ve sefalet bu yüzden Bhagavan’nın sunduğu merhametli bir durumdur. Bu yüzden de ileri görüşlü kişiler Krişna’nın günlük aktivitelerindeki jivanın acılarını, çok hayırlı bulurlar. Dar görüşlü kişiler ise bunu sadece sıkıntı ve acı olarak değerlendirler. 

Vrajanätha: Tamam; jivanın acıları tamamıyla hayırlıdır ama şu anda bu çok acı verici bir durum. Krişna’nın gücü sınırsız olduğuna göre daha az sorunlu bir yol düşünemez miydi?

Bäbäji: Krişna’nın lilaları mükemmeldir ve çok çeşitlilik barındırır, bu hal de onlardan biridir. Bhagavan bağımsızsa ve her şeye kadirse ve bir sürü eğlenceler, günlük aktiviteler oluşturuyorsa neden sadece bu durumu reddetsin ki? O kadar çeşitliliğin içinde hiçbir eğlence rededilemez. Bunun yanı sıra, günlük aktivitelerine katılan herkes bu tip acıları kabullenmek zorundadır. Sri Krişna, zevk alıcıdır puruşa ve idare edendir yaratıcıdır karta. Tüm muhteviyat ve nesneler O’nun kontrolü altında, nesneler O’nun kullanımındadır. 

(PRAMEYA: MAYA (yanılgı) ETKİSİNDEKİ RUHLAR sayfa 381)
Yaratıcının istekleri doğrultusunda kontrol edilenler için, bazı acılar deneyimlemek çok doğaldır. Fakat acılar sonunda zevke ulaşılıyorsa bu gerçek bir acı çekme hali değildir. Acı çekme hali için ne diyebiliriz? Bahsi geçen acılar eğer Krişna’nın günlük aktivitelerini besleyen ve destekleyen hale dönüşürse bu lezzet kaynağı olur. Jivanın bağımsız istekleri, onu Krişna’ya hizmetin zevkinden vazgeçirtip mayanın acılarını kabul etmeye yöneltir. Bu jivanın kendi hatasıdır, Krişna’nın değil. 

Vrajanätha: Jivaya özgür olma seçeneği verilmeseydi nasıl bir zarar görürdü? Krişna her şeyi bilendir ve ruhlara acı çekeceklerini bildiği halde onlara bağımsızlık verdi. Bu durumda ruhların acı çekmesinden O sorumlu değil mi? 

Bäbäji: Değersiz ve  anlamsız atıl objelerin sahip olamadıkları bağımsızlık, jiva için  çok değerli bir mücevherdir. Eğer ruha özgürlük verilmeseydi o da maddi nesneler gibi değersiz ve düşük olacaktı. Jiva atomiktir, ruhsal bir varlıktır, bütün ruhsal objelerin sahip olduğu değerlere sahiptir. Ruhsal tam bir obje olarak Bhagavan’ın tek farkı: O bütün özelliklere tam sahiptir, jiva ise bu özelliklere çok küçük bir miktarda sahiptir. Bağımsızlık, ruhsal objenin en büyük ayrıcalığıdır. Ve objenin yapısında var olan nitelikler objenin kendisinden ayrı tutulamaz. Sonuç olarak; Jiva, atomik büyüklükte olduğu için, çok küçük bir miktardaki bağımsızlık niteliğine sahiptir. Jiva bu bağımsızlığı yüzünden, yaradılışın ve materyal dünyanın en mükemmel objesidir. 
Bu bağımsız jiva, Krişna’nın en sevgili hizmetkarıdır. Ve Krişna ona çok şefkatlidir. Bağımsızlığını yanlış kullanmış, mayaya yanılgılara yapışmış jivanın talihsizliklerini görerek, onun peşini devamlı ağlayarak kovalar ve onu kurtarmak için maddi dünyada belirir. Şefkat okyanusu Sri Krişna’nın kalbi, jivaları için merhametle erir; maddi dünyada açıkça acitya-lilasını gösterir; ( sayfa 382) O’nun burada belirmesiyle jivanın, lezzet dolu eğlencelerini her tip aktivitelerini görebilmesini sağlar. Bunun yanında jiva, Krişna’nın yoğun merhamet yağmuruyla sulansa bile eğlencelerindeki gerçeği anlayamaz. Ve Krişna, bu durumda Sri Navadvipa’da bir guru formunda alçalır. Guru, Krişna’nın isimlerinin söylenmesi işlemini, Krişna’nın biçimini, niteliklerini ve eğlencelerinin anlamlarını açıklar ve kişisel talimatlar vererek ruhları O’nun yolunda deneyim yapmaları için şevklendirir. Bäbä, O bu kadar merhamet doluyken Krişna’yı; yaptıkları için nasıl hatalı diye suçlayabilirsin? O’nun merhameti sonsuzdur, sadece bizim talihsizliğimiz yürekler acısıdır.

Vrajanätha: Bu durumda maya-şakti bir talihsizlik nedeni midir? Eğer her şeyi bilen ve her şeyin sahibi Krişna, mayayı jivalardan uzak tutsaydı, jivalar bu şekilde acı çekecekler miydi?

Bäbäji: Maya, Krişna’nın içsel potensiyelidir svarupa-şaktisidir. Krişna’nın hizmetinde olmayan jivalar için ateş dolu bir kazan gibidir, onları cezalandırır ve ruhsal dünyaya hazır hale getirir. Maya, Krişna’nın yaratılmış bir hizmetçisidir. Bu hizmetkar, Krişna’ya sırtını dönmüş jivaları saflaştırmak için onları cezalandırır, gerekli terapiler uygular ve temizler. Son derece az ruh, Krişna’nın ebedi hizmetkarı olduğunu unutmuştur. Ve bu suçtan dolayı da büyülü bir kadın şeklini alır ve onları cezalandırır. Bu madde dünya bir hapishane gibidir. Maya, yabancılaşmış ruhları onların gardiyanı olarak cezalandırır. Bir kral hapishaneyi halkı yararına inşa eder. Bhagavan da,  bu madde dünyayı hapishaneye benzer yaratarak, mayayı da gardiyanı tayin ederek, jivalara olan geniş merhametini gösterir.






NAMASTE  


:::   Jaimini / Parashara Jyotiṣa śiṣya  :::   Vedik Designer   :::   Vastu  śastri  İç Mimar   :::



śiṣya in PJC Devaguru Center India ,  Rama Regional Academy of Vedic Denmark




5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca yazılarımın her hakkı saklıdır,  kopyalanamaz.